Kızlığımı Lise Hocama Verdim | Seks Hikaye,Porno Hikaye,Anne Seks Hikaye,Sikiş Hikaye

 

Kızlığımı Lise Hocama Verdim

İçerik

Merhabalar ben Özge. Size ilk deneyimimi yaşadığım seks hikayemi anlatacağım. Bir seks hikayesi sayılır mı bilmiyorum ama cinselliğe dair ilk deneyimimdi, bu yüzden paylaşmak istedim.
Ben liseyi Beyoğlu’nda bir meslek lisesinde okudum. Kişilerin başına dert açmamak için okulun adını vermeyeceğim. Liseli olduğum zamanlarda çok popüler bir kızım olduğum söylenemez. Etrafımda öyle bana deli olan sürekli peşimde koşan erkekler olmadı. Ergenliğe girdiğim günden beri cinsel konulara fazlaca merak duydum. Hatta o dönem hemen her gece kendimi tatmin etmek için mastürbasyon yaptığımı, kendimi okşadığımı hatırlıyorum. O dönemde insan etrafındakilere daha farklı gözlerle bakmaya başlıyor. Etrafınızdaki hemen herkes potansiyel bir seks partneri olarak görülüyor. Kimle tanışsan, kimle konuşsan, kim sana selam verse acaba bunun seks yapar mıydım diye düşünüyorsun. O dönemde saatlerce bilgisayar başında seks hikayesi okuduğumu ve kendimi o hikayelere kaptırdığımı da itiraf etmek zorundayım.
Liseli ve  son sınıftayken oldukça genç ve karizmatik bir matematik hocamız vardı. Sürekli siyah giyen saçı başı dağınık gelen ve çok güzel gülen, uzun boylu atletik yapılı bir öğretmendi. Okulun hemen her kızı onun çok karizmatik bulurdu. Eminim ki sadece benim değil, okulun bütün kızları onu düşünerek kendisini tatmin etmeye çalışmıştır. Sınıfta bir gün bir şey oldu ve herkes hocanın masasının başına toplandı. Ben de hocanın hemen yanında masaya dayandım ve istemeden de olsa dirseği tam kızlığıma denk geldi. Ne ben çekildim, ne de o kolunu çekti. Sadece bir saniyeliğine kafasını kaldırıp bana baktı ve yokmuşum gibi davrandı. Ben de bundan cesaret alarak kendimi biraz daha bastırdım. Bu kadar karizmatik ve herkesin idolü olan adamın dirseğinin kızlığımda olması benim için ne büyük bir heyecan, ne büyük bir tahrik nedenidir anlatamam. O günden sonra o kadar fazla arzuladım ki, biraz cesaretim olsa ve kendimden utanmasam beni sikmesi için yalvarabilirdim.
O günden sonra sadece benim değil hocanın da bana karşı bakışı biraz değişti. Ya da ben öyle görmek istediğim için yanlış yorumluyordum. Ama birkaç defa beni baştan aşağıya süzdüğünü yakaladım. Göz göze geldiğimiz an tüylerimin nasıl diken diken olduğunu, nasıl soğuk soğuk terlediğimi anlatamam. Aramızda bir şey olamayacağını yavaş yavaş anladığımda hem üzülüyordum, bir yandan da umut etmekten kendimi alamıyordum.
Artık umudum kırıldığı bir zamanda okulda nöbetçi olma sırası bendeydi. Ben koridorda boş boş dolanırken öğretmenler odasından başını çıkardı ve kantinden çay getirmemi istedi. Kantinci abi çayın yanında da küçük bir kutu lokum verdi. İkisini zar zor götürdüm. Çayı masanın üstüne koyarken lokum kutusunun ne kadar eğildiğini fark etmedim. Lokumlar birden oturan hocanın pantolonunun üstüne pat pat dökülmeye başladı. Pantolonunun her tarafı pudra şekeri oldu. Bu rezillikle ne yapacağımı bilmeden özür diledim ve elimle pudra şekerlerini silkelemeye çalıştım. O an fark ettim ki aslında hocanın bir yandan da bacaklarına dokunuyorum. Hoca “tamam kızım önemli değil” dese de silkelememe engel olmuyordu. Ellerim pantolonunun biraz daha üst taraflarına doğru gitti. İşte o an o sert ve büyük penise pantolonunun üstünden dokunmuş oldum. Bu kadar sert olduğuna göre o da tahrik olmuştu. Bir dakika boyunca pantolonunun üstünden hocamın sikine dokundum. Daha fazlasını yapabilme cesaretim yoktu. Hoca tam elini kemerine attığında da zil çaldı. Nasıl bir telaşla odadan çıktığımı hatırlamıyorum. Bu olayın üzerine işler biraz tersine döndü. Bu sefer ben hocanın yüzüne bakamaz olmuştum, o sürekli bana bakıyordu.
Bir gün dersteyken sınıfa bir nöbetçi öğrenci geldi ve o hocanın beni çağırdığını söyledi. Birden kıpkırmızı olmuştum, tam olarak ne yapacağımı bilmiyordum ellerim titriyordu. Kendimi biraz salsam ağlayabilirdim. Nöbetçi ile beraber sınıftan çıktık ve öğretmenler odasına doğru yürüdük. Nöbetçi kapının önündeyken gitti. Ben de derin bir nefes aldım ve kapıyı çalıp girdim. Hoca büyük öğretmenler masasında kağıtlara gömülmüş bir şekilde oturuyordu. Beni görünce “Gel Özge gel, senin sınav kağıdını okuyordum ben de tam” dedi. Masaya doğru yanaştım, kağıda doğru eğildim. Hoca elini eteğimin altından bacak arama soktu. Birden irkildim ve bacaklarımı oynatamadım bile. Hoca külotlu çorap ve külotun üstünden kızlığımı parmağıyla okşamaya başladı. Ben hala kıpırdamadan ve kafamı kağıttan kaldırmadan öylece duruyordum. Parmağı bir ileri bir geri gitmeye başladı. Ben nefes alış verişlerimi düzenleyemeden, kalbim yerinden çıkacakmış gibi kıpırdamadan dururken, parmağı biraz daha içime doğru bastırmaya başladı. Amım resmen sırılsıklam olmuştu. Nefes verişlerim artık sesle duyulur biçimde bir inlemeye dönüşmüştü. Diğer eliyle, benim elimi alıp pantolonunun önüne kadar götürdü. Sikini avucumun içine koydu, ben de tuttum. Büyük, sıcak ve sert organı öylece tuttum başka hiçbir şey yapmadan. O beni parmaklamaya devam ederken, benim de ona mastürbasyon yapmamı bekliyordu. Ama benim öyle bir gücüm kalmamıştı. Bu yüzden o konuda da yardımcı olup, sabit tuttuğum sikini de bir ileri bir geri oynatmaya başladı. Parmağı külotun üstünden içimi zorladıkça içimden bir şeyler kopuyordu sanki. Artık bir yerden sonra ben de sabit duramaz olmuştum o parmağını oynattıkça ben de onun hareketlerine uygun bir şekilde ileri geri gidip gelmeye başladım. Ama benim gidip gelmelerim daha çok kıvranmak gibiydi ve bunu isteyerek yapmıyordum. Onun sikinden elime bir şeyler aktığını hissettim. O an parmağını da amımdan çekti. Ben ne yapacağımı bilmeden hala öyle dikiliyordum. Bir peçete aldı ve elimdeki dölleri temizledi.
Ben odadan çıkarken diğer derse de girmememi söyledi. Odadan çıkınca direk olarak kızlar tuvaletine koştum ve çişimi yaptım. Islanan külotumu peçete ile kurutmaya çalıştım. O ara zil çaldı teneffüs oldu. Arkadaşlarım beni görünce “geçmiş olsun, ailevi bir durum mu, niye rehberlikten çağırdılar” gibi sorular sordular. Ben de sadece “özel bir durum söyleyemem” diyebildim.
Teneffüs bittiğinde herkes yine sınıflara doluştu. Ben de sadece koridorların boşalmasını ve gürültünün uzaklaşmasını seyrettim. Tekrar öğretmenler odasına çıkma cesaretini kendimde bulamıyordum. O ara hocanın bana doğru geldiğini gördüm. Bir el hareketi ile beni çağırdı ve arkasını dönüp yürüdü. Ben de usulca takip ettim. Spor salonunun kullanılmayan antrenör odasına girdik. Hiçbir şey söylemeden direk külotlu çorabımı külotumu aşağıya indirdi. Ayakkabılarım ile birlikte onları da çıkarıp bir kenara attı. Beni masanın üstüne oturttu. Korkmuş bir suratla sadece söylenenlere itaat ediyordum. Önce bacaklarımın arasına kafasını sokup diliyle içime girdi. Ben arkaya yaslanıp dirseklerimin üzerinde öylece bekliyordum. Ayağa kalkıp sikini tam amıma yerleştirdi. Bacaklarımdan birini omzuna alıp sikini yavaş yavaş itmeye başladı. İlişki boyunca ilk defa sesim çıktı ve “Ahhh” diye bağırdım. Hocam yorulmadan dakikalarca içime girip çıktı. Gittikçe daha da hızlandı. Amımdan götüme doğru bir şeyler aktığını hissediyordum ama bunun kan mı, döl mü yoksa başka bir şey mi olduğundan emin değildim. Hocam birden ani bir hareketle içimden çıktı ve bir erkeğin nasıl dışarı boşaldığını gözlerimle gördüm.
Liseden mezun olalı 3 sene oldu. Ve hocamla hala görüşmeye devam ediyoruz