Kiracının Liseli Kızı Ağlayınca Teselli Ettim | Seks Hikaye,Porno Hikaye,Anne Seks Hikaye,Sikiş Hikaye

 

Kiracının Liseli Kızı Ağlayınca Teselli Ettim

İçerik

Merhabalar ben Hakan, size başımdan geçen sene geçen bir seks hikayesini anlatmak istiyorum. Bu hikayeyi kendi çevreme anlatabilmem mümkün değil, çünkü hem beni yadırgar, hem de kötü gözle bakmaya başlarlar. Fakat bu liseli sikiş hikayesini artık içimde tutmamalıyım ve birilerine anlatmalıyım. Sanırım en uygun mecra da burası.
Geçen sene üniversiteyi bitirdiğimde geri ailemin yanına İstanbul’a döndüm. Üniversite bittikten sonraki aylar, benim boşluğa düştüğüm ne yapacağımı bilemediğim zamanlardı. Bu yüzden de kendimi biraz soyutlamış ve toplumdan kaçar olmuştum. Aile olarak çok yakın olduğumuz kiracılar sürekli bize gelip giderlerdi, ben de bir selam verdikten sonra odama gider ve orada zaman geçirirdim. KPSS hazırlıkları, iş başvuruları iyice bunaltmıştı.
Geldiğim ay, komşularımızdan birinin düğünü vardı. Düğün ta Kocaeli’nde. Servis tutmuşlar, mahalle olarak düğüne gidiyorlar. Ben tabi ki evde kalmayı tercih ettim. Kiracılarımız da düğüne gidiyordu, ama bana dedi ki “televizyonda kanallar gitti, uydudan çok anlamıyoruz, onları bir ayarlayıver yeğenim. Melis evde zaten.” Melis, kiracılarımızın kızı ve henüz liseli. Ben üniversiteye gittiğim sene oldukça küçük bir kızdı, 4 senede yaşadığı değişimi görseniz şok olursunuz. Uzun boylu, zayıf, müthiş güzel ve çekici bir kız olmuş. O küçük, şirin, tatlı kız gitmiş, yerine tam bir afet-i devran gelmiş.
Neyse, ben tabi daha hiç görmediğim için bilmiyorum. Biraz sıkıla sıkıla gidip kapıyı çaldım. Melis kapıyı açtı, aşağıdan yukarı kadar kıza bakmak 15 saniye sürdü. Zaten yüz güzelliği ile afet olan kız, kısacık bir şort ve askılı bluz giymiş. Yemin ederim ilk açtığı an afalladım ve onun Melis olmasına ihtimal vermedim. Ta ki “Hakan abi, hoş geldin, nasılsın” diyene kadar.
Kıza o kadar saplanmışım ki, gözlerinde hafif yaş olduğunu bile 20 dakika sonra fark ettim. “Sen ağlıyor musun Ne oldu” dediğimde beni geçiştirdi. Televizyonun başından kalkıp yanına oturdum, “söyle abim ne oldu” diye sordum. O da en yakın arkadaşı ile yaşadığı sorunu anlattı. Fakat ben sorunu adam akıllı dinlemiyordum bile, yere baksam gözüm beyaz ve pürüzsüz bacaklarına ya da göğüslerine takılıyordu, yüzüne baksam gözlerinin ve yüzünün güzelliğini incelemekten kendimi alamıyordum. O anlatmaya devam ederken elimi yanağına koyup kafasını bana doğru kaldırdım. “Buna mı bu kadar üzülüyorsun yani” diyerek diğer yanağına bir öpücük kondurdum. Öptüğüm yer dudağına o kadar yakındı ki, ikimizin de dudaklarının ucu birbirine temas etti. Melis bir dondu kaldı ve kıpkırmızı oldu. O tam “Hakan abi..” derken bu sefer de dudağından öptüm. O bir bahane bulmak için “annemler gelebilir her an” dedi. Ben de hepsinin Kocaeli’ne gittiğini söyledim. Bu arada da elimi bacağının üstüne koymuştum. Baktım sürekli olarak kaçmaya çalışıyor, “söz veriyorum istemediğin hiçbir şey yapmayacağım ve dur dediğin yerde duracağım” dedim ve elinden tutarak ayağa kaldırdım. Kalbinin ne kadar hızlı attığını ve ne kadar derin soluk alıp verdiğini görebiliyordum.
İlk olarak askılı bluzunu üstünden sıyırıp çıkardım. Melis hala “Abi lütfen..” gibi şeyler söylese de direnmiyordu. Daha sonra da sarılarak arkadan sutyenini çözüp yere bıraktım. Direk olarak kolları ile memelerini kapattı. Şortunu külotu ile birlikte ayak bileklerine kadar indirdim. O kadar uzun ve düzgün bacakları vardı ki, insanın içinden saatlerce öpmek geliyordu. Melis bu sefer benim bir an duraksamama neden olacak bir şey söyledi; “abi ben bakireyim, lütfen” bu lafı duyunca ne yaptığımı idrak edebildim. Ama artık bu dakikadan sonra arkamı dönüp gidebilme şansım yoktu. “Söz veriyorum, kızlığına dokunmayacağım” dedim ve koltuğa oturtup, uzanmasını sağladım. Bacaklarından birini koltuktan aşağı sarkıtıp, diğerini de toplayarak amının iyice ortaya çıkmasını sağladım. O kadar genç, o kadar pürüzsüz, o kadar pembe bir amı vardı ki, gerçekten de insanı çılgınlıklara sürükleyebilirdi. Ama yine de söz verdiğim için kızlığını bozmayacaktım. Bu yüzden kafamı iki bacağının arasına, koydum. O mis kokulu, el değmemiş am hemen dudaklarımın ucundaydı. İlk önce öptüm, sonra da dilimi yavaşça içine sokarak gezdirmeye başladım. Melis artık bir şeyler söylemeyi bırakmış sadece inliyordu. Ben de her seferinde dilimle biraz daha oynuyor, dudaklarımla biraz daha emiyordum.
Melis’in o müthiş amını yalamaya devam ederken, bir hareketlenme oldu. Önce eliyle kafamı itmeye çalıştı, sonra da bacakları ile kafamı sıkıştırdı. Boşalmak üzere olduğunu anladım ama umurumda değildi, devam etmek istiyordum. Melis daha fazla dayanamadı ve amını bir bana doğru bastırıp, bir geri çekerek boşaldı. Dilim, hatta dudaklarım bile içindeyken amının bir kasılıp, bir gevşemesini hissettim. Daha sonra da bacak arasından çıkarak kızı rahat bıraktım. Direk olarak kıyafetlerini kapıp tuvalete koştu. Ben de televizyon kanallarını ayarlamak için kumandayı tekrar elime aldım.
Melis birkaç dakika sonra geldi ve kahve içip içmeyeceğimi sordu. Bunu duyduğuma çok sevindim, çünkü ağlamasını, kızıp bağırmasını ya da başka tepkiler bekliyordum. Mutfakta birlikte kahve içerken “bunu bir daha yapmayı çok isterim” dedim. O da “Biliyor musun Hakan abi, ben küçükken sana aşıktım” dedi. Bunu duyduğuma o kadar şaşırdım ki, donup kaldım. O ise sadece güldü.
Yaklaşık bir hafta sonra evde film izlerken birden mesaj geldi, “Hakan abi babamlar bir akrabaya gitti, akşama kadar yoklar” yazıyor. Mesajdan 30 saniye sonra kapıdaydım. İçeri girdiğimde bu sefer sıranın önce onda olduğunu söyledim. Ne demek istediğimi anlamamıştı. Sikimi çıkararak işaret ettiğimde anladı. Bu durumun onu biraz hoşnutsuz ettiğini yüz ifadesinden anladım. Ama yine de itiraz etmeden sikimi eline alarak sakso çekmeye başladı. 1 dakika sonra gönlümü yapmış olduğu düşüncesi ile bıraktı ve benim ona oral yapmam için pijamasını çıkararak uzanıp bacaklarını açtı. Bacaklarının arasına girdim. Sikimi amına dayayınca birden irkildi ve kalkmak için yeltendi. “Sadece sürteceğim, korkma, içine sokmayacağım” dedim. Biraz sakinleşse de hala tedirgindi. Sikimi amına sürtmeye başladım. Zaten sulanmış olan amı iyice açıldı. Sürttükçe yine inlemeye ve zevkten kıvranmaya başladım. Çaktırmadan kafasını biraz biraz içine sokup çıkarıyordum. Tehlikenin farkında olsa da zevkten çırpınıyordu. Kafasını biraz daha içine soktuğumda gözlerimin içine bakıyordu. Ben de onun gözlerinin içine bakarak sikimi yavaş yavaş itmeye başladım. Melis’ten bir “Ahhhhhh” sesi yükseldi. Sonra ses çıkarmamak için dudaklarını ısırdı. Ben de içine girmişken gidip gelmeye devam ettim.
Sikimi içinden çıkardığımda Melis kıpkırmızı olmuştu ve hala dudaklarını ısırıyordu. Bittiğini sanmıştı. Ama ben arkasını dönmesini söylediğimde bitmediğini anladı. Yine de söylediğim her şeye itaat ediyordu. Koltukta dönüp domaldı. Bacaklarını biraz araladıktan sonra tekrar içine girdim. Bir yandan da parmağımla göt deliğini okşuyordum. Oraya da göz diksem de artık daha fazla tutamadım kendimi ve içine boşalmak zorunda kaldım.
Melis’in içine boşaldığımda birden telaş yaptı ve ayağa kalktı. Gidip ertesi gün hapı alacağımı, hiçbir şey olmayacağını söyleyip ikna etmek yarım saatimi aldı. Melis gerçekten de çok güzel ve çekici bir kız. Arada bu kadar yaş farkı olmasa ve ailelerin problem yapmayacağını bilsem evlenmek isteyeceğim tek kız olurdu.